Kurumsal Kaynak Planlama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kurumsal Kaynak Planlama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Şubat 2010 Pazartesi

Kapasite İhtiyaç Planlama - MRP Nedir?

Kapasite Nedir?

1.Toplam iş yükü hacmi

2.Mevcut ürün karakteristikleri ve çeşitleri, tesis ve donanımla, belirli bir dönem içinde gerçekleştirilebilecek maksimum çıktı düzeyi

3.İşletmenin beklenen fonksiyonlarının gerçekleştirme ölçüsü

4.Elde bulunan üretim sistemi, ürün çeşitliliği, iş gücü, fabrika şartları ve ekipman ile ulaşılabilinen en yüksek üretim miktarı olarak tanımlanabilir.

İşletmenin kapasite kapsamına, insan ve üretim araçlarından başka arazi,yapı, besleme ve atık tesisleri ile birlikte işyerleri de girer.

Kapasite nicel ve nitel olarak iki bölüme ayrılır.

image

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Nitel Kapasite: İnsan veya üretim araçlarının sayıları, kullanım tarih ,kullanım süreleri ve kullanım yerleri ile tanımlanır.

Nicel Kapasite: İnsanın nitel kapasitesi, performansı , üretim araçlarının ve iş yerlerinin nicel kapasiteleri ise performans güçleri ile belirlenir.

Ayrıca kapasiteyi üç grupta da inceleyebiliriz:

Teorik Kapasite: Makinaların sürekli çalışmaları sonucu ulaşılacak çıktı düzeyi. Kullanılabilir Kapasite: Teorik kapasite miktarından hafta sonu ,tatil günleri, çeşitli revizyonlar nedeniyle meydana gelen duruşlar çıkarılarak bulunur. Geçmiş dönem elde edilen çıktı miktarı kullanılabilir kapasiteyi temsil eder.

Planlanan Kapasite: Hazırlanan üretim planlarının uygulanması sırasında gerekecek kapasite miktarını belirtir.

Gerçekleşen Kapasite: Üretim sonrası elde edilen çıktı düzeyini ifade eder.

Kapasite ölçümünde karşılaşılan temel zorluklar üretilen ürünlerin çeşitliliğinden kaynaklanmaktadır. Birçok üretim sisteminde kapasite zorlanılmadan belirlenebilir. Şeker üretiminde kapasite üretilen ton miktarıyla tanımlanır veya bir otomobil fabrikasının kapasitesi bir yıl içindeki üretilen otomobil sayısı ile belirlenir. Ürün çeşitliliğinin fazla olduğu işletmelerde ise kapasite tanımının hangi çeşide göre yapılacağı sorun çıkarır. Ürün veya sistem çıktıları benzerse kapasite tanımlanması ortak bir birimde yapılır. Diğer taraftan ürün yapısı karmaşık ise,ortak bir birim kullanmak verimli bir sonuç vermez. Bu gibi durumlarda,kapasite,üretimde kullanılan üretim cinsi girdilerle tanımlanır.

http://www.pargesoft.com Microsoft Dynamics ERP Çözüm Ortağı

24 Ocak 2010 Pazar

Rekabetde Neden ERP Kullanılmalı?


Bilginin önemi rekabet ve globalleşme ile daha da artmıştır. Organizasyonların karar vericileri kararlarındaki etkinliği artırabilmek için daha hızlı daha fazla bilgiye ihtiyaç duymaktadır. ERP sistemleri ile organizasyonlar daha fazla bilgiye daha düşük maliyetlerle sahip olabilmektedirler. Bilgiye hızlı ve doğru ulaşan işletmeler/organizasyonlar, verimlilik ve karlılıklarını artırabilecekler ve rekabet avantajı kazanacaklardır. Bilginin hızlı olması; Bilgi Teknolojilerinin kullanılması ile, Bilginin doğru olması; organizasyonun etkileşimli entegre bir bilgi sistemi kurması ile sağlanabilir. ERP (Enterprise Resource Planning-Kurumsal Kaynak Planlaması) Kavramının birçok tanımı olduğu gibi kısaca“Bütünleşik iş sistemleri” olarak tanımlanabilir. ERP sistemleri Kurumsal Omurga olarak da isimlendirilebilmektedir. İşletmeler Neden ERP kullanırlar:

1. Teknolojik nedenler;
  - Bilginin kalitesinin ve görünürlüğünün arttırılması,
  - İş Uygulamalarının ve sistemlerin tümleştirilmesi,
  - Edinilmiş iş bilgilerinin var olan teknoloji alt yapısı için tümleştirilmesini basite indirgemek, Eski ve modası geçmiş sistemleri değiştirmek, İş hayatında büyümeyi sağlayacak genişleyebilir sistemleri oluşturmak,
  - Dağıtık sistemlerin tekrar yerleştirilmesi,

2. İşlevsel nedenler
  - İş başarımını arttırmak,
  - Giderleri düşürmek,
  - Müşteri memnuniyetini arttırmak,
  - Etken olmayan ve karmaşık bütün işleri basitleştirmek,
  - Yeni iş stratejilerini geliştirme olanağına kavuşmak,
  - Küresel bir iş yaşamına uyum sağlamak. 


ERP günümüzde, rekabet gücü kazanmak için işletme/organizasyonun iş süreçlerindeki fonksiyonlarıentegre etmek, eş zamanlı ve etkileşimli hale getirmek için işletme/organizasyonu gerekli yetenekler ile donatan stratejik bir araçtır.

ERP işletme/organizasyonun tüm organlarını ve şubelerini, departmanlarını ve fonksiyonlarınıentegre eden yazılım ve bu iletişimin alt yapısını sağlayan bilişim teknolojilerinden oluşan bir sistemdir. ERP’nin amacı organizasyonun bütünleşik bilgi sistemi oluşturmasını sağlamaktır. Güvenilir Bilgi sistemi için tam zamanında, doğru bilginin edinileceği araçların oluşturulmasının sağlanması gereklidir. Bu sayede planlama, kontrol, koordinasyon, analiz, karar verme, bilgi işleme, bilgi kaydetme, bilgi dönüştürme, bilgi arşivleme ve bilgi yayınlamak gibi faydalar elde edilir.

ERP’nin getirileri;
- Verimliliğin artması,
- Kurum iletişiminin gelişmesi,
- Stokların azalması,
- Kurumsal verilerin görünmeyen artışı,
- Vasıfsız Personel azalması,
- Yeni veya geliştirilmiş iş uygulamalarının ortaya çıkışı,
- İş takipçiliğinin azalması,                            
- Müşterinin ilgisinin artışı,
- Satış yönetiminin gelişmesi,                       
- Beklenmedik gider azalmalarının ortaya çıkması,
- Satınalma karlılığının artması,                   
- Sistemler arasında sıkı bir tümleşmenin sağlanması,
- Gelirlerin artması,                                         
- Esnekliğin artışı,
- İletişim ve lojistik giderlerinin azalması,   
- Bilginin küresel paylaşımı,
- İş başarısının gelişmesi,                            
- Sistem bakım ve onarım giderlerinin azalması,

Şu anda ERP kullanmayan şirketler, iş uygulamalarını kağıda dayalı sistemler ile veya dağınık, birbirleri ile bağlantılı olmayan yazılımları birleştirerek, yapmaya çalışırlar. Böylece, ellerinde hiçbir zaman tam zamanlı doğru ve gerekli detayda bilgi olmadığından yönetmekte çok büyük sıkıntıya uğrarlar. Gerekli bilgileri elde edebilmek için daha çok çaba, zaman ve para harcamak zorunda kalırlar.

Rekabet ortamında işletmeler planlı, kontrollü, verimli ve fonksiyonel iş yönetim sistemleri kurmalarıyla başarıya ulaşabilirler. Bilgi sistemlerini etkin bir şekilde kullanan ve iş süreçlerini iyileştirmeyi hedefleyen, yeni yaklaşımları uygulayan firmalar, rakipleri karşısında öne geçebilme avantajını kazanırlar.


 www.pargesoft.com Microsoft Dynamics ERP Çözüm Ortağı

21 Ocak 2010 Perşembe

Profesyonel Hizmet Sektörü Çözümlerimiz

Hizmet sektörü, farklı iş yapış şekilleri bulunan, organizasyonel yapısı belirli hiyerarşiler çerçevesinde dönen, genel ticaret ve üretim kuralları dışında hareket eden bir sektördür. Robert Inman'ın görüşüne göre, bu sektörün üretimini diğer sektörlerden ayıran en önemli özellik, hizmet sektörleri mallarının maddi olmayan özellikleri, bu hizmetleri depolamadaki güçlük, tüketici ile üretici arasında direkt, ekseriye yüz yüze ortaya çıkan değişimdir. İktisatçılar hizmet sektörü için “ticarete uygun olmayan sektör” (non-tradable sector) kavramını kullanmaktadır. (www.ekodialog.com’dan alıntıdır)

Hizmet sektörü ölçme değerlendirme olarak, üretim ve satış ağırlıklı faaliyet gösteren diğer firmalara oranla, performans değerlendirmesinin, kalite denetiminin, ölçeklenebilirliliğin en zor olduğu sektörlerin başında gelmektedir. Günümüz ticaret koşulları, gelişen sanayi ile birlikte hizmet firmaları daha çok ön plana çıkmaya başlamıştır. Bilgi çağında hizmet sektörü büyümesini sürdürürken buna bağlı olarak denetlenebilirliliği, ölçeklenebilirliliği ve kalite denetimini de eş zamanlı sağlaması gerekmektedir. Bu koşulları sağlayabilecek altyapı çözümünü sağlayan Microsoft Dynamics NAV yazılımı ile çözüm bulduğumuz profesyonel hizmet firmalarına ait bilgileri aşağıdaki biçimde özetleyebiliriz.
-----------------------------------------------------------------------------

1900’lü yılların başında kurulan, Danimarka kökenli Group 4 Falck A/S ile İngiltere kökenli Securicor firmalarının 2004 yılında birleşmesi sonucunda, G4S firması ortaya çıkmıştır.

G4S Türkiye operasyonuna 1990 yılında başlamıştır. Dördü Bölge Müdürlüğü olmak üzere yirmibir ofisle birlikte ülke çapında faaliyet göstermektedir. Halen 4500’ün üzerinde Güvenlik Elemanı ile 250’den fazla projede hizmet vermektedir. G4S tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de sadece Güvenlik kapsamına giren konularda hizmet vermektedir.

Halen dünya çapında 110 ülkede 500.000 personel ile hizmet vermekte olan G4S şu an itibari ile dünyanın en büyük güvenlik organizasyonudur.

Yararlar
- Operasyonel Verimlilikte artış

- Doğru analiz için gerekli doğru ve detaylı verinin tek bir sistemde toplanabilmesi

- Mevcut personel ile daha fazla müşteriye kaliteden taviz vermeden hizmet verebilme imkanı

- Kurumsal performansın alt detaylarda belirlenmesi sayesinde artan içgörü ve hizmet noktası bazında karşılaştırma şansının sağlanması

- Hızlı adaptasyon

- Çalışanlarda artan motivasyon ve iş bilinci

- Detay bilgilerin paylaşılması sonucu, müşterilerde artan verimlilik ve memnuniyet
---------------------------------------------------------------------------------

1992 yılında İstanbul'da kurulan Management Centre Türkiye (MCT), Türk iş dünyasına yüksek standartlarda Yönetim Geliştirme ve Eğitim Hizmetleri sunuyor. Uluslararası bir kuruluş kimliğine sahip olan MCT, Avrupa'nın en büyük ve kapsamlı Yönetim Geliştirme Merkezi Management Centre Europe'un resmi temsilcisi olarak faaliyet gösteriyor.

MCT, aynı zamanda Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki dört MEMC (Middle East Management Centre) ofisinin merkez ofisi konumunda. Kuruluş, yılda 780 eğitim programı ve konferans düzenliyor ve bunlara toplam 18 bin yönetici katılıyor. MCT danışmanları Türkiye ağırlıklı olmak üzere Orta Doğu ve Türki Cumhuriyetleri'nde eğitim programları gerçekleştiriyor.

Yararlar
- Microsoft Dynamics NAV, MCT'nin projelerinin daha kolay yönetilebilir hale getirilmesini sağladı. Şirket böylece proje tahminleri ile gerçekleşen hedefleri karşılaştırarak, hedeflerden sapma durumunda proaktif önlemler alabiliyor.

- Microsoft Dynamics NAV'ın çok boyutlu analiz olanakları, şirketin farklı eğitim programlarında ve danışmanlık hizmetlerinde giderlerini ve karlılığını gerçek zamanlı olarak takip edebilmesine izin verdi. Şirket böylece maliyetlerini etkin şekilde kontrol ederek, karlılığını artırabiliyor.

- Microsoft Dynamics NAV'ın uluslararası standartlara uygunluğu sayesinde konsolide bir bilanço yapabilecek duruma geldi.

- Microsoft Dynamics NAV'a geçiş, MCT'ye geçmişle karşılaştırılamayacak kadar kaynak tasarrufu sağladı. Zaman, finans ve insan kaynaklarının optimum yönetimi, doğrudan maliyetlerle ilişkili olduğu için, karlılığa etkisi büyük ve rekabette önemli bir fark yaratıyor

- İnsan ve insan kaynağını yönetmek, insan kaynağından en doğru yerde ve zamanda faydalanmak konusunda Microsoft Dynamics NAV çözümü ile yüksek oranlarda başarılar elde edildi.
---------------------------------------------------------------------------------

GfK Türkiye, 1987 yılından bu yana pazar araştırmaları konusunda faaliyet gösteren Türkiye’nin lider araştırma kuruluşudur. 200+ tam zamanlı çalışanı vardır. 115 firma ile 100'den fazla ülkede araştırma hizmeti veren dünyanın ve Avrupa'nın en büyük 4. pazar araştırma grubu olan çokuluslu GfK Grubu’nun Türkiye ayağı olarak araştırma sektöründe global düzeyde yaşanan tüm yenilikleri yakından izlemektedir.

GfK Grubu 1934 yılında Almanya’da kuruldu. Almanya’nın en büyük araştırma grubu olan GfK, dünyadaki ve Avrupa'daki araştırma grupları içinde 4. sırada yer almaktadır. 100'den fazla ülkede araştırma hizmeti sunan 150 firmadan oluşan geniş bir uluslararası ağa sahiptir. Yüzde 80’i Almanya dışında olmak üzere toplam 10.000 çalışanı vardır.

Yararlar
- Microsoft Dynamics NAV yazılımı ile GFI uluslar arası raporlamalar konusunda daha hızlı sonuca gidilerek zaman ve iş gücü verimliliği sağlanmıştır

- Pazarlama politikası aktivitelerinin optimize edilmesi, ürünlerin, kurumsal markaların ve müşteri sadakatinin yönetilmesi hedeflerine dönük olarak ürün ve hizmetlerin geliştirilmesi, konumlandırılması ve korunması konularında Dynamics NAV ürünüyle ilgili tam bir denetim sağlanmıştır

- Proje Yönetimi ile kaynakların sistemli ve başarılı bir biçimde kullanılmasıyla iş süreçleri hızlandırılmış, proje performansı ve geri dönüşümleri arttırılmıştır.
- Microsoft Dynamics NAV, Proje Yönetimi fonksiyonalitesi ile tüm operasyonel süreçler, finans/muhasebe iş süreçleri ile bütünleşik yönetilebilir hale gelmiş,

- Proje bazında karlılık analizleri anlık olarak yapılabilir ve yeni proje teklifleri çok daha hızlı ve sağlıklı verilebilir duruma gelinmiştir.
---------------------------------------------------------------------------------

Adecco Türkiye , 1994 yılında Türk iş piyasası ile tanışmış, yaygınlaşan şube ağı ile farklı 12 noktada müşterilerine ve adaylarına hizmetlerini sunan özel istihdam bürosudur.

İsviçre, Zürih merkezli Adecco, insan kaynakları çözümlerinde lider firmadır. Adecco, 60’tan fazla ülke ve bölgede yaklaşık 31.000 çalışanı ve 6.000 şubesiyle her gün 500.000’in üzerinde kişiye ve 145.000’in üzerinde müşteriye ulaşmaktadır.

Adecco,dönemsel eleman temini, daimi seçme ve yerleştirme hizmeti, dış kaynak kullanımı ve yeni kariyere geçiş hizmetleri vermektedir. Adecco, Fortune 500 listesinde yer alan global bir istihdam şirketidir.

Yararlar
- Microsoft Dynamics NAV yazılımının süreç organizasyonu özelliği sayesinde iç süreçleri bir akış çerçevesinde organize edilerek, personel performansı arttırılmıştır.

- Finansal bilgiye tüm boyutları ile erişim ve gelişmiş analiz yeteneği nedeniyle daha etkin rekabet imkanı,

- Finansal işlemlerin güncel yürütülür hale gelmesi (merkezileştirme, bordro / faturalama / muhasebeleştirme işlemleri)

- Adecco global finans standartlarına tam uyumlu hale getirilmesi ile konsolidasyonda başarılı entegrasyon

- Microsoft Dynamics NAV ile teknolojik olarak gelişen rekabete ve değişen ihtiyaçlara hızla adapte olarak, genişleyebilir ve büyüyebilir bir yapıya kavuşmak,
---------------------------------------------------------------------------------

Bir TEB Mali Yatırımlar A.Ş. iştiraki olan TEB ARVAL, 2007 yılında yüzde yüz Türk sermayesiyle kurulmuştur.

TEB Mali Yatırımlar A.Ş., BNP Paribas ve Arval’in iş dünyası ve otomotiv sektöründeki gücünden ve uzmanlığından yararlanan TEB ARVAL, kurumlara operasyonel kiralama ve filo yönetimi çözümleri sunmaktadır.

• Operasyonel yönetim, sipariş, teslimat, faturalama ve araç iade süreci gibi sözleşme döneminin tüm aşamalarını kontrol altına alarak verimliliği arttırmıştır

• Üçüncü şahıs konumundaki servis sağlayıcıları ile koordinasyonun sağlanması (servis istasyonları, bayiler, vb.) konusunda tam denetim sağlanmıştır.

• Tedarik edilen araçların teslimatı ve hizmetlerin hızlı bir biçimde sunulması, takibi, sağlanmıştır.

• Tüm finansal süreçlerini Navision’da yöneten TEB Arval, düzenli kira faturalarının ve sözleşmelerin yönetiminden, sabit kıymet ve kredi yönetimi uygulamalarına kadar sektöre özgü ihtiyaçların Microsoft Dynamics NAV tarafından karşılandığı alt yapı ile müşteri ve/veya araç bazında kar/zarar analizlerine kadar uzanan güçlü izlenebilirliği oluşturmuş durumdadır."


Pargesoft, hizmet sektöründe lider olan firmalara vermiş olduğu Proje Desteği ile uluslararası arenada söz sahibi olmuştur. Başarılı ERP danışmanlık hizmetleri ile Microsoft Dynamics NAV yazılımı üzerinde geliştirdiği çözümler hizmet sektöründe zor olarak nitelendirilen proje takip ve koordinasyonu, finansal analizler, konsolide çalışma, uluslararası raporlamalar, iş süreçlerinin organizasyonu ve finans, proje, kaynak kullanımında geliştirdiği entegre çözümler ile bu alanda liderliğini ortaya koymuştur. Sizde bu başarıya ortak olmak isterseniz. Bizimle irtibata geçebilirisiniz. 0 216 575 6070
 
http://www.pargesoft.com/ Microsoft Dynamics ERP Çözüm Ortağı

17 Ocak 2010 Pazar

Microsoft Dynamics AX - Üretim Planlama Modülü

Microsoft® Business Solutions–Axapta® Master Planlama üretim proseslerinizi ve tedarik zinciri çerçevesinde yürüttüğünüz tüm işlemleri hızlandırarak bir yandan maliyetlerinizi düşürürken diğer yandan da müşteri taleplerinin sorunsuz olarak karşılanmasına katkıda bulunur.


Temel Avantajlar:
- Temin sürelerinin minimize edilmesi ve müşteri teslimatlarının zamanında yapılması
- Malzeme ve kapasite talebindeki değişikliklere çabuk yanıt verilebilmesi
- Üretim planlaması ve tahmini çizelgelerin iyileştirilerek envanter seviyelerinin azaltılması

Microsoft Business Solutions–Axapta Master Planlama ürün akışını tedarikçilerden üretime üretimden müşterilere kadar olan tüm aşamalarında optimize eden esnek bir çözümdür.

Master Planlama’nın Üretim, Lojistik, Ticaret ve CRM gibi diğer birçok fonksiyonla entegre olması bilgiye anında erişimi sağlayarak iş performansınızı artırır.

Üretim akışınızı optimize edin
Microsoft Axapta Master Planlama şirket ve tedarik zincirinin tüm noktalarından aldığı bilgileri üretim ve malzeme planlamanızı optimize etmek için kullanır. Üretim planlamasında uygun kapasite, envanter seviyeleri ve satınalma temin süreleri gibi kritik veriler dikkate alınarak sonlu malzeme ve kapasite çizelgelemesi yürütülür. Sonuçta üretim akışının optimize edilmesi ve müşteri teslimatlarının zamanında yapılmasını sağlayacak etkin satınalma, üretim ve transfer emri planları oluşturulur.

Esnek planlama artan verimlilik demektir
Farklı satış tahminleri ve planlama stratejilerine dayalı sonuçları değerlendirmek ve alternatif (what-if) hesaplamalarını çalıştırabilmek için farklı master planlama versiyonları kullanabilirsiniz. Master planlama hızlı şekilde sadece en son değişikliklerin hesaplamalara dahil edildiği net değişiklik esasına gore çalıştırılabilir. Bu sizin net malzeme gereksinimleriyle ilgili en güncel resmi görebilmenizi sağlayacak malzeme ve üretim planlamalarını dilediğiniz sıklıkta yapma olanağı tanıyacaktır.

Üretimin kolaylıkla dış kaynağa yönlendirilebilmesi
Kapasitenizi rahatlatmak ve müşterilere verdiğiniz teslimat taahhütlerini sorunsuz olarak yerine getirmek için gerektiğinde üretimin bir kısmını ya da tamamını fason üreticilere kaydırabilirsiniz. Fason üretici kapasite seviyeleri ile ilgili modelleri sisteminizde kurabilir, planlama sürecinde önerilen yap ya da al (make or buy) stratejilerinizi her zaman kolaylıkla hayata geçirebilirsiniz..


siparişinde master planlama çalıştırarak müşterinize en doğru teslimat süresini bildirebilirsiniz.
 
Değişikliklere çabuk yanıt

İşlem mesajları envanter seviyelerinin optimize edilmesi ve üretim akışının iyileştirilmesi amacıyla, satınalma ve üretim emirlerinde değişen malzeme/ürün gereksinimlerine gore bazı değişiklikler yapılmasını öneren mesajlardır. Diğer bir mesaj türü olan ileriye dönük mesajlarda ise amaç sizi olası en erken teslimat tarihi hakkında önceden bilgilendirmek ve böylece satış sipariş sevkiyatlarıyla ilgili müşteri memnunıyetini artırmakttır.

Zamanında teslimat
Sipariş karşılama fonksiyonuyla teslimat bildirimlerinizi satış, stok, satınalma ve üretimden aınan bilgilerle doğru şekilde gerçekleştirebilirsiniz. Yerine getiremeyeceğiniz taahhütlerde bulunmamak için kullanılabilir stok ve yürürlükteki üretim emirlerine dayalı malzeme kullanılabilirlik kontrolu ve üretim kapasitesine dayalı kapasite kullanabilirlik kontrolu hesaplamalarını çalıştırabilirsiniz.

Müşteri memnuniyetini artırmak için hızlı planlama
Microsoft Axapta Master Planiama fonksiyonu ile planlama işlemini süratlandirirken aynı zamanda çalışanların değişikliklere yanıt verme sürelerini önemli ölçüde aşağı çekebilirsiniz, çünkü üretimde yönetim seviyesinden atelyede çalışan personele kadar herkes master planlarda yapılan değişikliklerden yeterince bilgilendirilmiş olacaklardır.

Maliyetleri düşürmek için envanter seviyelerini minimize edin
Stok bulundurma maliyetlerini azaltırken aynı zamanda müşteri teslim taleplerini zamanında yerine getirme hedefinden de sapmamalısınız. Microsoft Axapta Master Planlama içinde yer alan tahmin çizelgeleme fonksiyonu talep doğrultusunda geliştirilmiş üretim ve satınalma planlarıyla ilgili projeksiyonları satış tahminlerini esas alarak hesaplar. Ayrıca hedef servis seviyeleri ve karşılama ön sürelerini baz alarak emniyet stoğu seviyelerinizi de optimize edebilirsiniz.

Ambarlar arasında kesintisiz fonksiyonellik
Üretim planlarının optimize edilmesinde bir diğer unsur malzemelerin bir den çok ambardan tedarik edilebilir olmasıdır. Micrososft Axapta’da sınırsız sayıda ambar tanımlayabilir ambarlar arası hareketleri transfer emirleriyle otomatik olarak gerçekleştirebilirsiniz. Ayrıca güvenlik stoğu seviyelerini doğru tesbit etmek ve farklı lokasyonlarda yürütülen hizmetleri hesaba katmak için her ambara özgü parametreler oluşturabilirsiniz.

Doğru satıcının araştırılıp bulunması
Belirli bir kalem için en düşük fiyatı ya da en kısa temin süresini teklif eden satıcıyı bularak maliyetlerinizi düşürebilir ve temin sürelerinizi kısaltabilirsiniz. Uygun satıcıyı arayıp bulma işini önceliklerinize gore kendiniz manüel olarak yapabileceğiniz gibi aynı işlem Microsoft Axapta Master Planlama fonksiyonuyla önceden tanımlanmış gereksinimlere gore otomatik olarak da gerçekleştirilebilir.

http://www.pargesoft.com/ Microsoft Dynamics ERP Çözüm Ortağı

10 Ocak 2010 Pazar

Basel II’de Kurumsal Yönetişim Kuralları

Eşitlik: Tüm faaliyetlerde pay ve menfaat sahiplerine eşit davranılması.

Şeffaflık: Ticari sır dışında şirket ile ilgili finansal ve niteliksel bilgilerin, zamanında, doğru, eksiksiz ve tutarlı şekilde ilgili mercilere ve kamuoyuna duyurulması.

Hesap verebilirlik: Yönetimlerin pay sahiplerine/hissedarlara hesap verme zorunluluğu.

Sorumluluk: Şirket yönetiminin tüm faaliyetinin mevzuata, ana sözleşmeye ve şirket içi düzenlemelere uygunluğu ve bunun denetlenmesi.

Yapılması Gerekenler
- Firmaların esas faaliyet konularında çalışması, kayıt dışı ekonominin kayıt içine alınması,
- Faaliyetlerden doğan riskleri, kompanse (hedge) edecek finansal enstrümanların kullanılması,
- Basel II'nin öngördüğü teminat yapısına uyum sağlaması, düşük maliyetli kredi kullanımına imkân sağlayacak.


KOBİ'lerin sermayelerini güçlendirmeleri, bağımsız derecelendirme kuruluşlarından ve bankalardan alacakları derecelendirme notlarını yükseltecek. Uluslararası anlamda kabul görmüş standartlarda, güvenilir mali tabloların üretilmesi, raporlama, veri tabanı konularında yeni teknolojik yatırımların tamamlanması, kurumsal yönetim kültürünün en üst yöneticiden tüm çalışanlara kadar yerleştirilmesi, risk yönetimi konusunda uzmanlaşmayı sağlamak üzere nitelikli insan kaynağına yatırım yapılması, karar almada her türlü riskin dikkate alınmasını sağlayan bir sistemin kurulması da temel unsurlar arasında yer alıyor.

Basel II, ile yeni bir döneme giriyoruz. Artık hem bankalar, hem de dış derecelendirme kuruluşları, kredi değerlendirmelerinde farklı kriterlere göre hareket edecekler. Firmanızın bilançosu, şeffaflığınız, ürünlerinizin kalitesi, pazar payınız, üst yönetimin profesyonelliği gibi birçok yeni değerlendirme kriteri hayatımıza girecek. Bu süreç, dünya pazarında ve AB'de kendisine yeni bir kulvar açmak isteyen Türkiye için de çok önemli bir adım olacak.

Bugünkü koşullarda ise, Türkiye'de KOBİ kategorisine giren veya kurumsal olarak değerlendirilebilecek birçok işletmesinin finansal tabloları, -ekonomik koşullardan da kaynaklanan bazı nedenlerle-, uluslararası standartlarda denetlenmiyor, firmaların yönetimi kurumsallaşmadan oldukça uzak görünüyor. İşte bu açıdan değerlendirildiğinde, Basel II, aslında her zaman dile getirdiğimiz 'dünya standartlarında iş yapma kültürüne' taşıyacak çok önemli bir güç anlamına geliyor. Daha basit bir anlatımla, dünyanın, AB'nin bizden beklediği, değişimin en önemli bölümünü hayata geçirecek bir araç olacak. Bu noktada, BASEL II'nin hayatımızda yaratacağı değişimin, Türkiye'de her şartta yaşanacak olduğunu da belirtmekte fayda var.

Öte yandan, yapılacak düzenlemelerin 'KOBİ'ler ile diğer şirketler arasında bir ayrımcılık yaratacağı' izlenimine de kapılmamalı. Bu noktada en önemli husus, yönetim yapıları ve mali yapıları farklı olan firmaların, bundan sonra bankalar tarafından 'aynı yaklaşım altında' inceleneceği. Basel II ile gelecek olan değişime uyum sağlayamayan ve değişimi yönetemeyen firmaların kredi maliyetleri artacak. Değişimi yaşayanlar ise, tam tersine diğerlerine göre avantajlı bir duruma sahip olacaklar. İşte bu da bardağın dolu tarafı!

Kaynak: KobiFinans Bilgi Serisi-II

Microsoft Dynamics ERP yazılımlarının yeni ticaret kanunu ve Basel2 standartlarına tam uyumlu ERP yazılımları olduğunu biliyor musunuz?

www.pargesoft.com Microsoft Dynamics ERP Çözüm Ortağı

8 Ocak 2010 Cuma

Gıda ve içecek dağıtımı için neden Microsoft Dynamics?

Gıda ve içecek dağıtımı için neden Microsoft Dynamics?

Gıda ve içecek dağıtımı sektörü, zorlu uyumluluk standartları, düşük kar marjları, yoğun rekabet ve yüksek müşteri beklentileriyle tanımlanır. Müşteri gereksinimlerinin hızlı bir şekilde anlaşılmasını ve karşılanmasını sağlamak için hızlı ve etkili sipariş süreçleri gerekmektedir. Ayrıca değişen müşteri talepleri ve pazar trendlerini karşılama esnekliği de gerekir.

Microsoft Dynamics, gıda ve içecek dağıtımı sektöründeki şirketler için güçlü, entegre yönetim çözümleri sağlamaktadır. Bu çözümler, tedarikçiden mağaza rafına ürün hareketini hızlandırarak, işlemlerdeki israfı azaltarak ve müşterilerinizin taleplerini karşılayarak başarılı olmanızı sağlayabilir.

Gıda güvenliğini izleyin

- Tedarikçiden perakendeciye ürün takibini otomatikleştirin.

- Ayrı depolar ve departmanlar için ölçümler ve takip uygulayın.

- Satış ve perakendecilerden satın almaya talep sinyalleri sağlayarak gıda israfını azaltın ve envanter maliyetlerini düşürün.

İş süreçlerini kolaylaştırın

- Sipariş almadan envanter yenilemeye ve gereksiz işlemleri azaltmaya kadar kritik iş süreçlerini otomatikleştirin. 

- Yönetim ve müşterilere iş durumu hakkında gerçek zamanlı kurumsal zeka ve uyarılar sağlayın. 

- Güçlü, entegre Otomatik Veri Toplama (ADC) çözümleriyle sipariş alımını iki-altı kat hızlandırın.



Hızı geliştirin

- Yönetim ve perakendeciler için gerçek zamanlı raporlar ve uyarılar oluşturun.

- Değişen müşteri taleplerini takip edin ve bunlara kolayca ayak uydurun.

- Birçok çalışan birden fazla kanalda bir müşteriyle etkileşime girdiğinde iletişimleri koordine edin.

- Web portalları üzerinden müşteri self servis özelliği sağlayın.

www.pargesoft.com Microsoft Dynamics Çözüm Ortağı

6 Ocak 2010 Çarşamba

Kimyasal madde üreticileri için neden Microsoft Dynamics?




Hızlı teslimat ve düşük maliyet konusundaki müşteri talepleri ve ayrıca artan biçimde sıkı devlet düzenlemeleri kimyasal madde üreticileri için birçok sorun oluşturur. Sürekli yeni ürün formülleri gereksinimi, sık paketleme değişiklikleri eklendiğinde sonuç, geliştirme, satın alma, üretim, dağıtım ve satış dahil her alanda artan bir karmaşıklıktır.


Microsoft Dynamics iş yazılımı, formül yönetimi ve etkili talep planlamayı destekleyen güçlü ve esnek üretim, finans ve müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) çözümleri sağlar. Microsoft ve iş ortakları, geliştirme döngülerini azaltmanıza, müşteri trendlerine hızlı yanıt vermenize ve değişen düzenlemelere uymanıza yardımcı olan sistemler sağlar. Doğru sistemin kullanılmasıyla işlemleri geliştirebilir, tedarik zincirinde görünürlük sağlayabilir ve rekabet kapasitenizi artırabilirsiniz.

Formülleri daha iyi bir şekilde yönetin
- Manuel kayıtlar ve elektronik tabloların ötesine geçin.
- Geliştirmeyi doğrudan yığın ve formül yönetim, envanter bilgileri, tedarik ve üretim planlamayla entegre edin.
- Ham materyal özelliklerine göre formülleri otomatik olarak ayarlayın.
- Formülde tanımlanan standartlarla kazançları izleyin.
- Etki, raf ömrü, sınır ağırlık, sınıflandırma, lot ve ölçüm birimleri gibi ürüne özgü materyal özelliklerini takip edin.

Üretim, kalite ve uyumluluğu takip edin
- Entegre bilgiler, kapsamlı lot ve üretim izleme ve uçtan uca şeffaflıkla tam takip uygulayın.
- Kalite değişiklikleri veya beklenmeyen koşullara hızlı, proaktif ve bilgiye dayanan yanıtlar verin.
- İzleme, test etme, karantinaya alma ve ürün düzey azaltma için Kalite Güvencesi Kontrolü (QAC) süreçlerini kolaylaştırın ve etkili geri çağırma prosedürlerini destekleyin.
- Kolaylıkla uyumluluk belgeleri sağlayın.

Daha fazla verimlilik için bağlanın ve otomatikleştirin
- Şirket içi sistemleri bağlayın ve temel bilgileri müşterileriniz ve tedarikçilerinizi kapsayacak şekilde genişletin.
- İş ve üretim süreçlerini otomatikleştirin, işlemleri hızlandırın ve operasyonel geliştirmeler için bilgi edinin.
- Üretim için verimli bir şekilde çizelge oluşturun, yönlendirmeleri tanımlayın ve ortak ürünler ve yan ürünleri planlayın.
- Üretim özelliklerini modelleyerek ve hassas kapasite planlama ve ilgili üretim maliyetlerini sağlayarak, ortaya çıkan yeni fırsatlara yatırım yapın.

Çalışanlarınıza, başarılı olmaları için gereken bilgileri sağlayın.
- Birden fazla tesis ve departmandan gelen verilerin tek, gerçek zamanlı görünümünü sağlayın.
- Kuruluşunuz bütününde güvenilir, görev tabanlı bilgilere merkezi erişim sağlayın.
- Şirket içi araştırma, üretim, satış ekipleri ve şirket dışı ortaklar arasındaki işbirliğini geliştirin.
- Üretim çizelgeleri, kapasite, mağaza katı etkinlikleri ve üretim maliyetleri hakkında gerçek zamanlı bilgilerle envanteri kontrol edin.

http://www.pargesoft.com/ Microsoft Dynamics NAV Global Partner

4 Ocak 2010 Pazartesi

Tedarik Zinciri Yönetiminin Yapısı - ERP ve MRP Sistemleri



Tedarik Zinciri Yazılımının Evrimi
1998 öncesi: Bu tarihe kadar altı çeşit temel planlama ve gerçekleştirme yazılımı bulunmaktaydı. Bunlar Kurumsal Kaynak Planlaması (Enterprise Resource Planning, ERP), Tedarik Zinciri Planlaması (Supply Chain Planning, SCP), Sipariş Yönetimi Sistemleri (Order Management Systems, OMS), Depolama Yönetim Sistemleri (Warehouse Management Systems, WMS), Üretim Uygulama (Manufacturing Execution Systems, MES) ve Nakliye Yönetim Sistemleri’dir (Transportation Management Systems, TMS). Her biri kendi açısından tedarik zinciri ile ilgilidir ve diğer çeşitlerle çok az bağlantısı bulunur.

1998-2001: Güncel geliştirme çalışmaları söz konusu altı yazılım tipinin bağlanması ve bütünleştirilmesi üzerine yoğunlaşmıştır. Amaç bağımsız safhalar yerine bütün olarak tedarik zinciri ile ilgili çalışan paket programlar oluşturmaktır. Son zamanlara kadar WMS’nin TMS paketleri ile bağlanması üzerinde durulmaktaydı. Bir sonraki safha ise OMS ile WMS arasında bağlantı inşa edilmesi olacaktır. Bu çabalar rağmen, altı yazılımın her biri de özelliklerini korumaktadır.

2001-2004: Bu altı güncel yazılım tipi ilk olarak bütünleştirildikten sonra, isimleri hala kullanılıyor olacaktır. Bu kısmen, gerçekte elde edilen bütünleşme seviyesini yansıtıyor olacaktır. Bu ayrıca da çeşitli paket programların göreli gücünün sonucu olacaktır.

2004 sonrası: Temel hedef tam olarak bütünleşmiş tedarik zinciri yönetimi paket programlarının üretilmesidir. Bunlar, tedarik zincirinde zaman, maliyet ve işçilere ihtiyaç duyulmaması için gerekli bütün planlama ve uygulama fonksiyonlarını gerçekleştirecektir. Bunlar karmaşık ve maliyetli olacaktır ve bazı kimseler bu gün ERP’de olduğu gibi kurulmasının güç olacağını düşünecektir. Ancak, lider işletmeler pazardaki konumlarının muhafaza edilmesi veya iyileştirilmesi için önemli oldukları kanaatine varacaktır.

Gelecekteki tedarik zinciri yönetimi yazılım paketlerinin temel altı bileşeni iki önemli fonksiyonu yerine getirecektir. Bunlardan biri planlama (tahmin ve çizelgeler) ve diğeri de plana dayalı uygulamadır (faaliyetlerin dinamik bir biçimde yönetimi).

Yazılım Çeşitleri
ERP ve SCP, planlama kategorisine girerken, MES, WMS ve TMS uygulama kısmındadır. OMS iki kategorinin arasındadır, çünkü planlamanın son adımını ve uygulamanın da ilk adımını oluşturmaktadır. ERP ile planlamaya başlanır. ERP bir işletmenin kurumsal kapsamda finansı, insan kaynakları, satın alma, sipariş verilmesi ve ilgili idarî fonksiyonlar üzerine yoğunlaşmıştır.

Birçok paket program ayrıca üretime yönelik modüller bulundurmaktadır. Gerçekte, ERP genel olarak eski malzeme ihtiyaç planlaması (MRP) ve üretim kaynak planlaması (MRP II) paket programlarının bir ileri safhası olarak düşünülmüştür.

ERP seçenekleri arasına bazı sipariş ve nakliye yönetimi imkanı dışında depolama kontrolü de eklenmiştir. Buna karşın, sonuçta geleceğin bütünleşik yapısı oluşmamıştır. Bunun yerine söz konusu yazılım ERP tedarikçileri dışındaki şirketler tarafından yazılmış ve temel yapıya eklenmiştir.

ERP’nin genel olarak farkına varılan güçlü olduğu konu, ortaklık finanslarının tahmin ve yönetimi olmuştur. Bu, ERP’nin gelecekte avantajı olacaktır. Finansal açıdan etkili olmak için maliyet, gelir, depolama ve üretim araçları gibi mallar ve envanterler de dahil olmak üzere pasifleri içeren veritabanlarına ihtiyaç vardır. Bu veritabanları siparişlerin ve bunları en yüksek seviyede yerine getirilmesinin ne kadara mal olacağının analizi ve değerlendirilmesi için gerekli bilgileri sağlayacaktır. ERP, bir siparişin yerine getirilmesinin maliyetini verebilir, tedarik seçeneklerini belirleyebilir ve siparişlerin kârlılığını gösterebilir.

SCP yazılım paketleri sipariş talebi ile başlayan ve bu talebin ne şekilde ve ne zaman karşılanabileceğini belirleyen analitik araçlardır. Kurumsal seviyede veya birimler seviyesinde planlama yaparlar. Bu belirlemeleri yapmak için, bilgilerin bir kısmı bir ERP sisteminden veya başka bir merkezî veritabanından gelebilir.

Son zamanlarda tedarik zinciri planlaması birçok yeni forma dönüşmüştür. SCP orijinal olarak imalathane tabanına odaklanmıştı ve ileri seviyede planlama ve çizelgeleme olarak bilinmekteydi. Envanter planlaması, tedarik zinciri şebeke tasarımı, üretim planlaması, talep planlaması gibi birçok modülden meydana gelmiştir. Her bir modülün SCP içinde kendi bir yeri vardır ve planlama verimliliğini arttırmak için hepsi bütünleşmiştir.

APS depolama ve dağıtım alanını da kapsayınca yeni modüller ortaya çıkmıştır. SCP’nin operasyonel verimlilikte çeşitli şekilde önemli etkisi vardır. Önde gelen SCP tedarikçilerinden Manugistics aşağıdaki üç örneği sunmaktadır:

- Kimya devi Rohm & Haas, zamanında teslimatları %85’ten &96’ya yükseltmiştir.
- Yoğurt üreticisi Dannon envanter çevrimlerini %30 arttırmış ve envanter seviyelerini %20 azaltmıştır.
- Glaxo Wellcome müşteri servis seviyelerini %97’den %99,5’e yükseltmiştir.

OMS planlama ve uygulama yazılımının arasındadır. Bir sipariş yönetimi sistemi siparişleri alır ve planlama kısmını tamamlamak için kurumsal tabandaki envanterin mevcut olup olmadığını belirler. Söz konusu yazılım ardından, MES, WMS ve TMS’ye iletmek üzere siparişlerin önceliğinin belirtilmesi ve optimize edilmesi gibi uygulamaya giren görevleri bazı görevleri yerine getirir. Müşteri servisleri bölümüne bağlantılar da bulunur, çünkü OMS parçaların mevcut olmasına göre beklenen gönderme ve teslimat tarihlerini geliştirebilir.

OMS planlama ve uygulama yazılımlarının bütünleşmesine olan ihtiyaca iyi bir örnektir. Veritabanındaki üst seviyedeki bilgilere ulaşamadıkça karar veremez. Aşağı seviyedeki uygulama yazılımıyla bağlantılı olmama durumunda, verdiği kararlar işleyebilecekleri yere iletilemez.

Uygulama kısmında MES, WMS ve TMS bulunur. Üçü de kendi açılarından siparişlerin yerine getirilmesi üzerine odaklanmıştır. Örneğin MES parçaların üretilmesini sağlar. WMS bu parçaların depoda bulundurulmasını yönetir. TMS ise siparişleri en uygun taşıyıcılara iletir.

Üretim uygulama sistemleri imalathane tabanını kontrol eder. MES siparişlerin yerine getirilmesi için, müşteri tarafından ihtiyaç duyulduğu zaman tamamlanmış ürünün zamanında meydana getirilmesi için gerekli tüm kaynakları (teçhizat, envanter ve işçileri) yönetir. Bu kaynakların gerektiği şekilde tahsisini, korunmasını, çizelgelenmesini ve dağıtımını gerçekleştirir.

Bunların yerine getirilmesi, gerçek zamanlı verilerin kullanıldığı dinamik kontrolü gerektirir. Bu ise, MES’in değişen durumlarla ilgilenmesine olanak verir. Örneğin söz konusu yazılım, makinelerin çalışmadığı zamanların eksikliğini çalışma guruplarının rotasyonu ve öncelikleri yeniden ayarlayarak giderir.

MES kullanıcılarının kazandığı faydalar arasında:
- Temin sürelerinin %20’den fazla azaltılması
- Üretim çevrim zamanının %30 kadar kısılması
- Yarı mamul seviyelerinin %30’dan fazla azaltılması bulunmaktadır.

WMS mamuller üretildikten sonra devreye girmektedir. WMS, MES’e benzer bir biçimde siparişlerin yerine getirilmesi için gerekli kaynakların gerçek zamanlı kontrolünü sağlar. Teslimattan göndermeye kadar olan envanter, insan ve ekipmanı yönetir. Envanterler WMS’nin seçtiği bir noktaya bırakılır. Siparişler, WMS’nin belirlediği en verimli yolla belirgin bir sıra ile seçilir.

WMS’nin kazandırdığı faydalar arasında daha kısa sipariş iyileştirme zamanları, daha yüksek seviyede envanter istikrarı, daha fazla siparişin yerine getirilmesi bulunur. Bir işletmenin tedarik zincirinin son safhası TMS’nin yönetimi altındadır. TMS’nin operasyonel verimlilik dışındaki gerçek potansiyeli, maliyet kazanımlarıdır. Bir işletmenin lojistik maliyetlerinin %70’inin nakliyeyle ilgili olduğu tahmin edilmektedir. Bir TMS ile nakliyat verimsizlikleri, gereksiz maliyetler ve fazla olan işçiler minimize edilmektedir. Bu, söz konusu yazılımın nakliyatı ve nakliyeci seçimini otomatikleştirmesi sayesinde gerçekleşmektedir (Forger, 1999).

http://www.pargesoft.com/ Microsoft Dynamics ERP Çözüm Ortağı

15 Aralık 2009 Salı

Microsoft Dynamics AX - İş Analizi



Kapsamlı Raporlar, Gerçekçi Analizler…
Günümüzde kurumlar birçok soruya doğru yanıtları hızlı biçimde bulmanın çabasını veriyorlar.

  • En değerli müşterilerimiz kim?
  • Şirketin finansal yapısı sağlıklı mı?
  • Hangi tedarikçilerle çalışmak gerekli?

Bu soruların doğru yanıtları güçlü ve etkili bir analiz ve raporlama yapısında gizli. Microsoft Dynamics AX, işinizin geneline farklı açılardan bakmanızı sağlayacak, herkesin yetkileri çerçevesinde ihtiyaç duyduğu bilgiye kolaylıkla erişebildiği bir yapı sunarak işin bütününü görmeye imkân sağlıyor.



İş Analizleri : Çok boyutlu raporlar, farklı verilerin birbiri ile ilişkisinden çıkarımlarda bulunmak için son derece önemlidir. Çok boyutlu raporlama bir küp mantığında çalışır. Kübün her yüzeyi, farklı bir veriyi veya özelliği sembolize eder. Farklı veriler birbirleri ile ilişkilendirip çapraz sorgulamalar kurularak aralarındaki bağlantılar analiz edilir ve sürecin bütününü farklı açılardan görmek mümkün olur. Microsoft Dynamics AX; çok boyutlu raporlar oluşturma, bu raporları etkin biçimde izleme ve karar destek sürecinde bilgiye dönüştürmek için en uygun platformu sağlar. Merkezi yapısı sayesinde Microsoft Dynamics AX, kurum içerisindeki her noktadaki çalışanın her sorusuna cevap bulabileceği bir ortam yaratır. Farklı sistemlerde bulunan verileri kolaylıkla birleştiren Microsoft Dynamics AX, karar süreçlerine önemli katkı yapar. Microsoft Dynamics AX ile işinizin temeline yönelik birçok geniş bir bakış açısına kavuşabilirsiniz. Üreticiler verilerini karşılaştırmak, farklı müşteri profilleri yaratarak bunları elde tutmak ve kazanmak için stratejiler ortaya koymak son derece kolay. Ayrıca tedarikçilerinizi değiştirmek cironuza nasıl bir etki yapar, sipariş süreleri kısalırsa süreçler nasıl etkilenir gibi farklı fırsatları değerlendirmenize imkan verecek soruların yanıtlarını Microsoft Dynamics AX’ ın analiz özelliği sayesinde bulabilirsiniz.
Finansal Yönetim : Microsoft Dynamics AX’ ın Finansal Yönetim özellikleri muhasebe, finansal analiz ve raporlama süreçlerinin tamamını kapsarken yerel mevzuata uygun yapısıyla işlerin hızlı ve pratik biçimde akmasını sağlar. Genel muhasebe, borç-alacak işlemleri gibi temel süreçlerden grup şirketleri arasındaki konsolidasyonlar ve elektronik bankacılık uygulamaları gibi kapsamlı süreçlere dek birçok özelliği bünyesinde barındıran Microsoft Dynamics AX, finansal yönetim kavramının her noktasına dokunur. Birden çok para birimiyle çalışmak, finansal verilerin gerçek zamanlı güncellenmesi, nakit akışının etkin yöntemi, kapsamlı raporlar oluşturmak gibi birçok avantaj sunan Microsoft Dynamics AX, kurumların finansal yönetim süreçlerini en verimli hale getirir. Örneğin doğru yönetilmediği zaman sorunlu bir süreç olan muhsebe işlemleri Microsoft Dynamics AX sayesinde otomatize bir yapıya kavuşur. Muhasebe kayıtlarının işlemler sırasında oluşturulması (örneğin satın alma, satış, üretim ve envanter departmanlarında oluşan bilgilerin otomatik olarak muhabeleştirilmesi) ve birçok işlemin otomatik ve bir defa yapılması nedeniyle zaman ve emek tasarrufu sağlanırken, dönem kapamaları gibi yoğun zamanlarda yapılan hata sayısı azalır ve işlemler hızlanır.


www.pargesoft.com Microsoft Dynamics Çözüm Ortağı

27 Ekim 2009 Salı

Kaizen Felsefesi - ERP ve MRP

Kaizen Felsefesi
İşletmelerde ufak ufak ama sürekli gelişimi ve iyileştirmeleri ilke olarak edinen KAİZEN bir Japon felsefesi olup, Japonlar tarafından yaşamlarının her alanında uygulanmaktadır. Batı ülkelerinde KAİZEN’in önemi ancak rekabetin yoğun bir şekilde arttığı (ufacık bir ekonomik, teknik vs. gelişimin bile bir işletmeyi diğer işletmelerin çok önüne taşıdığı) yakın dönemde anlaşılmıştır. KAİZEN'i tam olarak anlayabilmek için ancak Japonların gözünden bakmak ve onların yaşam mantalitesiyle olaylara bakmak gerekir çünkü KAİZEN Japonya’da hayatın her alanındadır.

KAİZEN’i dar anlamda tanımlamak gerekirse mevcut sistemdeki veya durumdaki aksaklıkların saptanarak düzeltilmesi, mevcut durumu kökten değiştirmek yerine (yani yeni bir yatırıma gitmek yerine) eldeki sistemin ne şekilde iyileştirilebilineceğinin araştırılarak ufak ufak adımlarla sistemde düzeltmelerin iyileştirmelerin yapılmasıdır. KAİZEN’ e göre mevcut sistemde her zaman geliştirilecek ve iyileştirilebilecek durumlar muhakkak vardır. KAİZEN’in yeni bir yatırımdan ayıran en büyük fark çok fazla kaynak gerektirmemesidir. Fakat yeni yapılan bir yatırımda istenilen sonuca ulaşmak kısa zamanda mümkün olabilirken, KAİZEN’de istenilen sonuca ulaşmak biraz zaman alabilir.

Bu açıdan KAİZEN’i uygulayacak yöneticilerin sonuç odaklı değil süreç odaklı yöneticiler olması gerekir aksi durumda gerekli sabrı gösteremeyecekler ve KAİZEN’in sonuçlarını göremeden uygulamaları başarısızlığa sürükleyeceklerdir. KAİZEN bir kişinin başarabileceği bir sistem değildir. KAİZEN’in uygulanmasında başarıya ulaşabilmek için hem yöneticiler hem de iş görenlerin el birliği ile çalışmaları yürütmesi ve birbirlerine destek olması gerekir. KAİZEN’in asıl uygulayıcıları iş görenler olmakla birlikte başarıya ulaşabilmesinin en önemli öğesi yöneticilerdir. Çünkü yöneticiler çalışanları KAİZEN konusunda bilgilendirmeli, onları çalışmaların sonucuna inandırmalı, hedefe yöneltmeli ve sabırla çalışmaların sonucunu beklemelidir.


Çalışmaların sonucunu işçilerle paylaşmalı onlara neler başardıklarını göstermeli ve başarılarını ödüllendirerek teşvik etmelidir. İş görenler ise KAİZEN’i yaşamlarının bir parçası olarak görmeli onu hayatlarının her alanında uygulamayı ilke edinmeli çabalarını esirgememelidirler. Örneğin yere düşen bir vidayı iş görenin üşenmeden yerden alması hem o vidanın kaybolmasını önleyecek yani maliyeti azaltacak hem de temizlik işçisinin harcadığı zamanı kısaltarak iş gücü kaybını önleyecektir. Tabi ki bu çok basit bir örnek olmakla beraber burada anlatılmak istenen tek bir vidanın durumu değil bir fabrikadaki tüm çalışma süresince onlarca işçi tarafından yaratılabilecek bir durumdur. KAİZEN’in en büyük özelliklerinden biriside her birey tarafından ve her işletme tarafından uygulanabilir olmasıdır. Örneğin yeni bir yatırım gerçekten her işletmenin yapabileceği bir durum değildir; çünkü yeni bir yatırım genellikle yüklü maliyetleri de beraberinde getirir, buna da her işletmenin bütçesi genellikle yetmemektedir.

KAİZEN’de ise çok fazla kaynağa gerek yoktur her işletme tarafından az önce örneklediğimiz ufacık bir işte bile gerçekleştirilebilir. Tabi ki burada işletmelerin en çok düşündükleri soru şu olmaktadır: KAİZEN ile uğraşarak zaman harcayıp ufak ama sürekli gelişimler mi sağlayayım, yoksa büyük paralar harcayıp kısa zamanda büyük paralar mı kazanayım. Buradaki yanıt kesinlikle KAİZEN olmalıdır, çünkü marjinal faydaya bakıldığında KAİZEN’in daha fazla getiri sağladığı görülecektir. Teknolojinin her geçen gün büyük bir hızla ilerlediği ve değiştiği günümüzde yapılan her yeni yatırım kısa bir süre sonra eski ve de teknolojik duruma düşecektir. Sürekli yeni yatırım düşüncesinde olan işletmeler ise bu durumda sürekli mevcut sistemi yenisi ile değiştirmek durumunda kalacaktır. Özellikle günümüz piyasalarının bu sert ve çetin rekabet koşullarında hiç bir işletme elindeki kaynakları bu kadar rahat kullanamamaktadır.

Eğer bu işletmeler bir de KAİZEN uygulamaları hakkında bilgisiz iseler bir süre sonra yeni yatırım da yapamadıklarından piyasada zor durumlara düşmektedirler; hem ürün kaliteleriyle hem de maliyetleriyle pazarda zorlanmaktadırlar. Burada KAİZEN Yönetiminin tamamen yeni yatırım yapılmasına karşı olduğu da anlaşılmamalıdır. Aslında KAİZEN ve yeni yatırım iç içe bir olgudur. Yani KAİZEN’in bittiği yerde yeni yatırımlar başlamalı, yeni yatırımların bittiği yerde de KAİZEN uygulamaları başlamalıdır. Bunun için de yapılacak tüm uygulamaların fayda-maliyet analizlerinin iyi bir şekilde yapılması, bu analizler sonucunda da hangi uygulamanın getirisinin daha maksimum olduğu saptanmalıdır. Bu maksimum durum öyle bir noktadadır ki bu noktada biri biterken diğeri başlar.

Fakat burada her zaman öncelik KAİZEN’e verilmeli sabırla onun sonuçları izlenmeli, gerekli değerlendirmeler ayrıntılı bir şekilde yapıldıktan sonra yeni yatırım kararları verilmelidir. Maalesef ülkemizde henüz büyük işletmeler bile KAİZEN bilincini ve KAİZEN uygulamalarını yerine getirememektedirler. Ülkemizde KAİZEN’i uygulayan işletmelerin sayısı onlarla sayılacak kadar azdır. Küçük ölçekli işletmelerin ise özellikle de kısıtlı imkanlarla hareket ederken KAİZEN’i uygulayamamaları gerçekten büyük bir kayıptır. Çünkü ülke olarak hammadde de, teknolojide vs. dışarıya bağımlı olmamız bu tarz uygulamaların önemini daha da arttırmaktadır.

KAİZEN’in tüm işletmelerce iyi bir şekilde uygulanması hem işletme kaynaklarının etkin bir şekilde kullanılmasını, hem ürünlerin kalitesini, hem karlılığı, hem müşteri memnuniyetini, hem işçi-yönetici-işveren iletişimini ve memnuniyetini hem de ülke ekonomisini olumlu olarak etkilemektedir. KAİZEN’in uygulanabilirliği ister hizmet sektöründe olsun, ister üretim sektöründe olsun isterse günlük yaşamımızda olsun bu kadar kolayken ve kazançları bu derece fazla iken toplumca yapmamız gereken Japon toplumunda olduğu gibi bu bilince varmak ve yaşamın her alanında KAİZEN'i uygulayarak yaşamımıza, çalıştığımız işletmelere ve yurdumuza değer katmak olmalıdır.


12 Ekim 2009 Pazartesi

Microsoft Dynamics NAV - High-Tech Supply Chain


Why Microsoft Dynamics for high-tech and electronics manufacturers?


The fast pace and global reach of the high-tech industry demands continual innovation, speed, and agility. The industry faces tough challenges: shorter product life cycles, unpredictable demand, rapid outsourcing and price erosion caused by fierce worldwide competition. To meet these challenges, high-tech manufacturers need to optimize their supply chain, enable complete real-time visibility with customers, partners, and suppliers, and reduce time-to-market.

Microsoft Dynamics helps enable high-tech manufacturers to make rapid, accurate decisions using real-time data from internal operations, as well as suppliers and customers, to more effectively meet customer demands and lower costs. Microsoft Dynamics and our partners are able to deliver lean manufacturing solutions that open visibility to your suppliers around the world.


Improve supply chain management

- Increase visibility throughout the value chain

- Track and manage your global inventory levels

- Make fast and accurate decisions based on real-time data

Cut time-to-market

- Connect customer demand requirements directly to manufacturing, suppliers, and distribution

- Shorten development cycles by integrating product development with manufacturing, accounting, purchasing, and suppliers

- Increase product innovation through collaboration with customers and suppliers

Enhance collaboration
- Speed product development with collaboration tools

- Integrate design with manufacturing systems

- Gather customer information and integrate it with decision making

- Take advantage of security-enhanced, Web-based products and technologie

Microsoft Dynamics NAV - High-Tech Supply Chain


Why Microsoft Dynamics for high-tech and electronics manufacturers?


The fast pace and global reach of the high-tech industry demands continual innovation, speed, and agility. The industry faces tough challenges: shorter product life cycles, unpredictable demand, rapid outsourcing and price erosion caused by fierce worldwide competition. To meet these challenges, high-tech manufacturers need to optimize their supply chain, enable complete real-time visibility with customers, partners, and suppliers, and reduce time-to-market.

Microsoft Dynamics helps enable high-tech manufacturers to make rapid, accurate decisions using real-time data from internal operations, as well as suppliers and customers, to more effectively meet customer demands and lower costs. Microsoft Dynamics and our partners are able to deliver lean manufacturing solutions that open visibility to your suppliers around the world.


Improve supply chain management

- Increase visibility throughout the value chain

- Track and manage your global inventory levels

- Make fast and accurate decisions based on real-time data

Cut time-to-market

- Connect customer demand requirements directly to manufacturing, suppliers, and distribution

- Shorten development cycles by integrating product development with manufacturing, accounting, purchasing, and suppliers

- Increase product innovation through collaboration with customers and suppliers

Enhance collaboration
- Speed product development with collaboration tools

- Integrate design with manufacturing systems

- Gather customer information and integrate it with decision making

- Take advantage of security-enhanced, Web-based products and technologie

11 Ekim 2009 Pazar

Kurumsal Kaynak Planlama Nedir?


21. yüzyılın başlarında işletmelerin rekâbet ortamında ayakta kalabilmeleri ve varlıklarını sürdürebilmeleri üç ana parametreye bağlanmıştır: Kalite, verimlilik ve mâliyet (son zamanlarda hızlı tepki verme de eklenmiştir). Tüm bunların yapılabilmesi, kıt kaynakların etkin kullanılmasına bağlıdır. Bu kaynaklar da hammadde, işgücü, makina, donanım ve finansmandır. Bu kaynakların etkin ve gerçekçi kullanılması üretim plânlama ve kontrol etkinlikleri ile olanaklıdır.

Öte yandan günümüzün küresel iş ortamında şirketler hızlı bir değişim ve değişimin getirdiği yeni fırsatlarla karşı karşıya bulunmaktadır. Bu sürekli değişim ortamında rekâbette başarılı olmak, değişen iş koşullarını önceden tahmin edebilmek ve bunlara hızlı yanıt verebilmek demektir. Şirketlerin bunu yapabilmesi için işin tüm cephelerini güçlü ve esnek bir biçimde destekleyen sağlam bilgi sistemlerine gereksinimi vardır. Bu sistemler şirketlere iş uygulamalarından ve örgütsel yapılardan lojistik, proje yönetimi, finans, servis, dağıtım, nakliye ve imalata kadar her cephede değişimlere uyum sağlama yeteneği kazandıracaktır. Bütün bunları Kurumsal Kaynak Plânlamasıyla yapmak olanaklıdır.

Bu çalışmada Kurumsal Kaynak Plânlama (Enterprise Resource Planning), literatürde sıkça kullanılan ERP kısaltması ile anılacaktır. ERP, kısaca özetlenecek olursa, kurumların tedârikten dağıtıma kadar tüm iş süreçlerini bütünleşik bir veri/bilgi yönetim sistemi desteğiyle yönetmesini sağlayan geniş kapsamlı ve modüler yapıya sahip bir yazılım paketidir. Dünya çapında oldukça büyük bir pazar oluşturan bu yazılım paketinin üreticisi konumunda olan irili ufaklı yüze yakın firma faaliyet göstermektedir.

İşletmelerin kurumsal sistem geliştiricilerinin yollarını aşındırmaları sürpriz değildir. Başarılı bir ERP projesi uzun dönemde bir firmaya milyonlarca dolar kazandırabilir. 1997 yılında ERP sistemlerinin satın alınması için 10 Milyar Dolar harcanmıştır [3]. Bu miktar ilgili danışman mâliyetleri de eklendiğinde belirgin bir şekilde artmaktadır. Bu pazarın yapılan araştırmalar sonucunda, 2000 yılında %34.5 ve 2003 yılında da %32 büyüdüğü görülmüştür [1, 3]. 2001 yılında yaşanan ekonomik yavaşlama bu proje talebini yavaşlatmıştır, ancak ekonomi düzeldikçe ERP sistemlerine olan talep yeniden yükselecektir.

ERP'nin ne olduğu konusuna akademik bağlamda üzerinde anlaşılmış genel kavramlar bulunmasına karşın, tanımı üzerinde tartışmalar sürmektedir. ERP kavramı için değişik açılardan bakarak farklı tanımlar yapmak olanaklı olsa en genel şekliyle, bir şirkette süregelen tüm bilgi akışının bütünleşimini sağlayan ticâri yazılım paketleri olarak tanımlanabilir. ERP kavramına üç farklı şekilde bakılabilir:

1. Bilgisayar yazılımı şeklinde alınıp satılabilen ticâri bir maldır.
2. Bir kurumun tüm süreç ve verilerini tek bir geniş kapsamlı ve bütünleşik yapı altında toplayan bir gelişim amacıdır.
3. İş süreçlerine çözümler sunan bir altyapının anahtar öğesidir.

Bu sistemler adlandırılırken "Kurumsal" sözcüğünün kullanılmasının nedeni, kapsamlarının herhangi bir hizmet veya ürün üretmeye yönelik faaliyet gösteren kurumların tüm işlevlerini içermesidir. ERP sistemleri bütünün, bu bütünü oluşturan parçalardan daha büyük olduğu felsefesi üzerinde kurulmuştur. Bu felsefeden yola çıkılarak oluşturulan ERP sistemleri, kurumlarda daha önceleri ayrı ayrı ele alınan işlevleri birbirine bağlı bir şekilde kurumun amaçlarını yerine getirmek için çalışan parçalar olarak ele alır ve bundan yararlanarak kurumlardaki her türlü kaynağın (İşçilik, Malzeme, Para, Makina) verimliliğini en üst düzeye ulaştırmayı amaçlar. Başka bir bakış açısıyla, ERP sistemleri şirketin ortak bir yerde saklanan verilerinden elde edilen bilgilerin doğru olarak ve doğru makamlara iletilmesini sağlar.

Kurumsal Kaynak Plânlaması sistemlerinde yer alan en temel fonksiyonlar: Üretim, Finans, Dağıtım, İnsan Kaynakları, Satış&Pazarlama, Envanter Yönetimi, Satın Alma, Kalite ve Proje Yönetimi sayılabilir. Bu genel kurumsal işlevlerin yanında ERP sistemleri, hastanelerde hasta yönetimi, üniversitelerde öğrenci yönetimi ya da perakendecilikte yüksek hacimli ambar yönetimi gibi sektöre özel işlevleri de desteklemektedir. ERP paketi tarafından desteklenen işlevler şunlardır:

1) Finans: Ulaşabilecek ve ödenebilecek hesaplar, Varlık muhasebesi, Nakit yönetimi ve gelecek tahmini, Mâliyet elemanı ve mâliyet merkezi muhasebesi, Yönetici bilgi sistemi, Finansal birleştirme, Ana hesap defteri-Defter-i Kebir, Ürün mâliyet muhasebesi, Kârlılık analizi, Kâr merkezi muhasebesi, Standart ve periyot bazlı mâliyetlendirme.

2) İnsan Kaynakları: İnsan Kaynakları muhasebesi, Ödemeler, Personel plânlaması, Ulaşım mâliyetleri.

3) Satış ve Pazarlama: Sipâriş yönetimi, Fiyatlandırma, Satış yönetimi, Satış plânlama.

4) Operasyonlar ve Lojistik: Stok yönetimi, Malzeme yönetimi, Saha bakımı, Üretim plânlama, Proje yönetimi, Satınalma, Kalite yönetimi, Nakliye, Satıcı değerlendirme.
ERP sistemlerinin ortaya çıkış nedenleri şöyle özetlenebilir:

- Küreselleşme ve uluslararası rekâbet
- Bilgi teknolojisinin sağladığı yeni olanaklar
- Uluslararası dağıtım zincirlerinin yaygın ve daha etkin kullanılır duruma gelmesi
- Çok tesisli organizasyonların iyi yönetilmesi ve kontrol edilmesi gereksinimi
- Ürün ve üretim politikalarındaki rekâbete bağlı değişmeler

http://www.pargesoft.com

14 Eylül 2009 Pazartesi

ERP Nasıl Uygulanır


ERP Çözümü Nasıl Hayata Geçirilir?
ERP çözümlerinin kurum içerisinde hayata geçirilmesi çoğu zaman uzun, sıkıntılı ve maliyetli bir süreç olarak görülür. Oysa ERP projelerinde bu sıkıntıların yaşanmasının en önemli nedeni, çözümün planlanmasından hayata geçirilmesine dek sürecin sistematik biçimde kurgulanmaması ve gerçekleştirilmemesidir. Diğer tüm kurumsal uygulamalar gibi ERP çözümler de kurumun bütüne yayılan, süreçleri ve iş yapma sistemini etkileyen bir uygulamadır. Bu nedenle stratejik bir zemin üzerine oturtulmuş ve kurumsal gerçekler ışığında yürütülen ERP projeleri çok daha hızlı, güvenli ve başarılı biçimde hayata geçirilebilir.

Üst Yönetimin kararlılığı ve inancı
ERP, kurumun iş süreçlerini barındıracak ve iş yapma biçimine etkiyecek bir yapı oluşturur. Bu nedenle ERP’nin gerekliliğine ve avantajlarının gerçekleştirilebilirliğine en üst düzey yönetimden başlayarak inanmak ve bu süreç desteklemek gerekmektedir. Birçok ERP projesi, üst yönetimin inanç eksikliği veya ilgisizliği nedeniyle stratejik bakış açısından kopmuş, zaman içerisinde başarısız sonuçlar ortaya koymuştur. Bu nedenle üst düzey yönetimin bu süreci sahiplenmesi, her noktada duyurması ve desteklemesi büyük önem kazanmaktadır.

İhtiyaçların ve hedeflerin belirlenmesi
ERP çözümünün kurumsal verimliliği artırması için en önemli gereksinim, kurumsal işleyişine uygun bir çözümün seçilmesidir. Bu nedenle kurumlar, ERP çözümlerini bir teknoloji olarak değil, insan-süreç-teknoloji bütünü olarak görmeli ve bu yönde hareket etmelidir. Bunun için öncelikle amaçlar ve geleceğe yönelik hedefler net biçimde ortaya koyulmalıdır. Ardından kurumun işleyişinin sistematiği çözümlenmeli ve süreçlerin yapısı belirlenmelidir. Bu süreçleri hedefler çerçevesinde değerlendirilmeli ve gerekli noktalarda süreçleri üzerinde değişiklikler veya çözümün değerlini maksimize edecek düzenlemeler yapılmalıdır.

Proje Yönetimi yaklaşımı
ERP çözümünün kurumsal yapıya entegre edilmesi önemli bir süreçtir. Bu nedenle implementasyon sürecinin bir proje gibi görülmesi, uygun kişilerin sürecin doğru noktalarında sorumluluk almasının sağlanması, sürecin işleyişinin zaman ve bütçe olarak sürekli izlenmesi ve üst yönetime raporlanması, başarı şansını büyük ölçüde artırmaktadır.

Çözümlerin belirlenmesi
Hedeflerini ve beklentilerini ortaya koyan kurumlar, bu parametrelere en uygun çözümleri tespit edecektir. Farklı üreticilerin farklı bakış açılarına göre yapılandırılmış bu çözümler içerisinden üreticinin ve çözümün özellikleri farklı parametreler ışığında değerlendirilerek en doğru seçim yapılmalıdır.

Çözüm hayata geçirilmesi
Bu aşama en sıkıntılı ve maliyetli aşamadır. Bu nedenle çözümü kurum içerisinde uygulayacak olan entegratörün doğru seçilmesi, kurum içerisinde bu entegratör ile işbirliği yapacak olan ekibin doğru kurulması ve implementasyon sürecindeki maliyet unsurlarının önceden tespit edilmesi büyük önem taşır.

ERP’nin Propagandası
Üst yönetimin de desteği alınarak ERP çözümünü neden gerektiği, neler getireceği ve nasıl kullanılacağı konusunda pozitif bir iletişim ortaya koyulmalıdır. Her kurumda mevcut düzenin değiştirilmesine bir direnç olacaktır. Bu dürenci en aza indirmenin yolu sistemi kullanacak olan çalışanlara sistemin gerekliliklerini ve yapısını net olarak anlatmak, onların çözümün gerekliliğine inanmalarını sağlamak ve çalışanları projenin bir parçası haline getirerek desteklerini kazanmak gerekmektedir. Bunun içine etkili iletişim ve eğitim faaliyetleri yürütmek gerekirse danışmanlık desteği almak yararlı olacaktır.

Çözümün sürekli güncel kılınması
Gerek değişen iş yapısı, gerek teknolojik yenilikler gerekse ihtiyaçların değişimi ERP çözümünün sürekli güncel ve yeni tutulmasını gerektirmektedir. Çözümün bu ihtiyaçlar çerçevesinde sürekli güncel kılınması yatırımın geri dönüşü anlamında da önemli getiriler sağlayacak, çözümden elde edilen değeri maksimize edecektir.